in Genel

İsveç’te yüksek lisans eğitimi

3. sınıfın ilk dönemi için İsveç’in Kristianstad şehrine Erasmus programı aracılığıyla gelmiştim. 5 aylık bir deneyimden sonra o zamana kadar pek düşünmediğim yüksek lisansı düşünmeye başlamıştım. Bu nedenle üniversite son sınıfta yine bu zamanlar İsveç’te yüksek lisans yapmak için başvuruları yapmıştım. Linköping Üniversitesi’nde İstatistik ve Makine Öğrenmesi programına kabul aldım ve Ağustos 2017’de Linköping şehrine geldim.

Linköping Üniversitesi, C Binası

Linköping Üniversitesi, C Binası

 

Dün itibariyle 1. dönemin son sınavını geride bıraktım. Bu nedenle bu yazıda İsveç’te bir üniversite eğitimi alacak olsanız nasıl bir sistemle karşılaşacaktınız onu anlatmaya çalışacağım.

Daha önce Erasmus ile Kristianstad Üniversitesi’nde bulunmuştum. Dolayısıyla gözlemlerim ve deneyimlerim sadece bir üniversiteye bağlı olmamış olacak.

Periyotlar

Türkiye’de her üniversite yılda 2 dönem ile eğitim verir ve her dönem en az 7-8 ders bazı bölümlerde ise 10 ders alma zorunluluğu vardır. Dolayısıyla ders sayısı çok ve derslere düşen kredi (ECTS-AKTS) miktarı düşüktür. 4-5 ay boyunca 8-10 dersi aynı anda yürütmeniz gerekir.

İstatistik ve Makine Öğrenmesi yüksek lisans programının 1. yıl planlaması

İstatistik ve Makine Öğrenmesi yüksek lisans programının 1. yıl planlaması

İsveç’te ise durum farklı ilerliyor. Her dönem kendi içinde de ikiye ayrılıyor. Yani 1 eğitim öğretim yılı 4 periyottan oluşuyor. Her dönem 30 kredi alınması gerektiği için de her periyot 15 kredi ders almamız gerekiyor. Her periyot 2-2.5 ay sürüyor ve bu süre boyunca 2 veya en fazla 3 ders alıyorsunuz.

Açıkçası bu öğrencinin dersi gerçekten anlaması ve derinlik kazanması için çok iyi bir yöntem. Çünkü biz insan olarak bilgisayarlar gibi aynı anda 10 farklı işi aynı verimle yapamıyoruz. Bir t anında yapacağımız iş sayısı arttıkça verim de bir o kadar azalıyor.

Ders işlenişi

Genel işleyişten sonra bir de derslerin işleniş biçimine değinmek istiyorum.

Ders üzerinden örnekleyerek ilerleyeceğim. Örneğin; Machine Learning dersi. Bu 2. periyodun bir dersiydi. 9 kredi olduğu için diğer derse göre çok daha fazla ders saatine sahipti. Her hafta dersin teorik kısmının anlatımının yanı sıra ayrıca labaratuar projeleri de verildi. Her hafta bu lab projelerinde takıldığımız yerleri sorabilmemiz için ayrıca oturumlar düzenlendi. 2.5 aylık süreçte toplam 5 adet lab projesi yaptık. Her lab projesi kendi içinde en az 2 adet soru bulunduruyor. Her soru 5-6 alt başlığa sahip oluyor ve genelde projenin son teslim tarihine kadar her gün çalışma gerektiriyor. Çünkü lab projelerinde sadece şu kodu yaz ve sonucu söyle gibi bir soru tipi bulunmuyor. Neden bu sonucu buldun, bu sonuç neyi ifade ediyor, bu sonuca neden şu yoldan gelmedin gibi daha çok yorumlamaya dayalı sorular da bulunuyor. Projeleri sunarken sadece kod dosyası olarak değil, neyi neden nasıl yaptığını temiz bir şekilde açıklayan bir rapor halinde teslim ediyoruz. Dolayısıyla düşünen, yorum yapan biri olmadan soruları yapmak çok zor hale geliyor. Her ders için verilen lab projelerinden bir tanesini dahi yapmazsanız dersi başarıyla bitirmiş sayılmıyorsunuz. Ayrıca bir Türk olarak söylemem gerekirse; kestirme bir yol da yok :)

Lab projelerinin değerlendirilmesi

Lab projelerinin değerlendirilmesi

Yapılan projeler okulun sistemine yükleniyor. Daha sonra öğretmen veya asistanlar bu ödevleri kontrol ediyor. Yanlış, eksik kısımlar varsa bunlar tamamlanması için geri döndürülüyor ve oturup neyi yanlış, eksik yaptıysan düzeltiyorsun ve öğreniyorsun. Genelde her ödev için 2 adet tarih var. İlki ödevin tam veya yarım farketmeksizin ilk teslim tarihi (örneğin 2 hafta), ikincisi ise tamamlamaların en son biteceği tarih (1-2 ay).

Machine Learning dersi için her lab ödevinin sonunda seminerler düzenlendi. Her seferinde seçilen 5 kişi seminer salonunda o ödevi nasıl yaptığını sınıftakilere anlattı. Diğer öğrenciler veya hoca sorular sordu. Böylelikle başkalarının da nasıl çözdüğünü görebiliyorsun. Açıkçası beni en çok etkileyen bu seminerler olmuştu.

Biraz daha kodlama dersinin dışına çıkarsak, Multivariate Statistics dersini örnek verebilirim. Bu ders bildiğimiz Matematik temelli bir ders. Bu ders için de her hafta öğretmen gelir dersi tahtada anlatırdı. Fakat ayrıca 4 adet seminer düzenlendi. Her seminer için dersin kitabından belirlenmiş 8 adet soru normal kağıt kalem ile çözüldü. Ayrıca öğrendiğimiz şeyleri bilgisayar ortamında da kullanabilmemiz için 4 adet lab projesi yapıldı ve bu matematiksel yöntemler için kod yazarak uygulamalar yapılmış oldu.

Yani özetlemek gerekirse; 2.5 aylık periyotlar halinde 2-3 ders alıyorsunuz. Her ders için teorik derslerinin yanında pratik uygulamaları da yoğun bir şekilde deneyimliyorsunuz. Her dersin dinamikleri aynı olmamakla birlikte, temel gaye teorinin yanında pratik bilgiyi de öğrenciye tam anlamıyla kazandırmak.

Sınavlar

Bir diğer güzel şey; sınavlar. Sınavlar hiçbir zaman güzel olmamıştır değil mi? :)

Yine de yöntemi dersin öğretmenine göre değişen birşey olmakla birlikte sınavlarda yanımıza kaynak almamıza izin veriliyor. Örneğin; Statistical Methods ve Multivariate Statistics dersleri doğrudan Matematik ile alakalı dersler. Bu derslerin sınavlarında kendi el yazımız olması şartıyla 1 adet önlü arkalı kullanabileceğimiz A4 kağıdını sınava getirebiliyoruz. Bu kağıda dersle alakalı formülleri, çözüm yollarını kısacası soruları çözebilmeniz için ne gerekiyorsa yazabiliyorsunuz. Bunu kopya olarak değil dersi daha iyi öğrenme biçimi olarak görüyorlar. Çünkü 2.5 ay boyunca bir derse yoğunlaştığınız için çok fazla konuya çalışmanız gerekiyor. O kadar konuyu ezberlemek de bir hayli zor.  Önemli olan şeyin kağıda formülü yazmak değil, soruları çözebilmeniz olduğunun farkındalar.

Sınavlar genelde 4-5 saat sürüyor ve bu süreden daha erken çıkmak genelde çok mümkün olmuyor. Sorular çok vakit alıyor. Türkiye’nin aksine burada vize, final, quiz gibi sınavlar olmuyor. Her dersin bitiminden sonra 1 adet genel sınav yapılıyor.

Her sınav çıkışı soru kağıdını yanınıza alabiliyorsunuz. 1. sınavdan başarısız olduğunuz takdirde aynı yıl içinde 2 tane daha sınav hakkınız oluyor. Yani bir dersi geçmek için 3 kere sınava girebiliyorsunuz. Sınavlar açıklandığında gidip cevap kağıdınıza bakabiliyorsunuz ve hatta sonuçları alıp eve götürebiliyorsunuz. Dersin hocası kağıtları okurken hata yapılan yerleri işaretliyor. Bu nedenle genelde başarısız olduysanız gidip kağıdınızı almanız hatalarınızı öğrenmek için iyi bir yol oluyor.

Yukarıda örnek verdiğim her iki ders için de 4’er saat sınav oldum ve her biri için 7-8 sayfa cevap kağıdı verdim.

Sonuç

Bütün bu etkenleri göz önüne aldığımda İsveç’te eğitim tam olarak öğrenci odaklı diyebilirim. Önemli olan tek şey öğrencinin konuyu öğrenmesi. Rapor, proje, problem çözümü her ne olursa olsun hoca veya asistan tarafından kontrol edilip geri bildirim veriliyor. Dersi öğrenmeden tamamlamak mümkün olmuyor. Ayrıca her dersin içeriği çok iyi bir şekilde hazırlanmış oluyor. Lab projelerinden tutun, seminerlere kadar planlı ve programlı bir eğitimin içerisinde ilerliyorsunuz.

Yorum yaz

Comment

  1. Merhaba
    Ben Erasmus programı ile Linköping Üniversitesini tercih etmek istiyorum.Bunun için çeşitli araştırmalar yaptım ama sizin gibi yaşamış birine direk sormak istediğim sorular var.Özellikle taşıtlar,sebze,meyve,yurt ücretleri,üniversite ve yurtların çevresindeki aktivite alanları ve ulaşım imkanları gibi bilgilerinizi paylaşabilecek misiniz?
    Erasmus programının verdiği para ile geçinebileceğim ülkeleri seçeceğim.Bir öğrenci olarak en zorlandığınız şey ne oldu?Cevabınızı sabırsızlıkla bekliyorum.
    Yazdığınız yazı için de teşekkür ederim.Merak ettiğim bazı konulara ışık tuttunuz.
    Umarım rahatsız etmemişimdir.Şimdiden teşekkürler.

    • Merhaba Şifa,

      Öncelikle Erasmus düşünmen çok güzel. Sorularına başlıklar halinde cevap vermeye çalışacağım.

      Taşıtlar, ulaşım

      Linköping küçük bir şehir. Bu nedenle ulaşım genel olarak bisiklet ile sağlanıyor. Öğrencilerin genel olarak yaşadığı Ryd bölgesi okula bisikletle 7-8 dakika mesafede bulunuyor. Şehir merkezine ise bisikletle 25 dakikada gidebiliyorsun. Otobüs ücretleri tek basımda 17 SEK alıyor. Dolayısıyla Türkiye ile karşılaştırınca oldukça pahalı.

      Sebze, meyve vs. market alışverişi

      Sebze ve meyve fiyatları Türkiye ile karşılaştırınca pahalı. Lakin fiyat karşılaştırmalarım tamamen SEK birimini TL birimine çevirince ortaya çıkan bir şey. Yoksa İsveç’te yaşayan çalışarak para kazanan birisi için alım gücü, Türkiye’deki bir çalışanla karşılaştırınca komik düzeyde yüksek alım düzeyine sahip.

      Yurt ücretleri

      Yurt özellikleri olarak şunları sayabilirim. Tek kişilik bir odada kalıyorum. İçinde banyo ve tuvalet var. Sadece mutfak ortak kullanım. Odalar minimum 20 metrekare. 3600 SEK aylık kira veriyorum.

      Aktiviteler

      Aktiviteler konusunda veya parti konusunda hiç endişelenme. Sosyalleşmen için her şey mevcut.

      Aylık gider

      İsveç hükümeti bir öğrencinin aylık giderini 8000 SEK olarak belirlemiş. Benim aylık giderim de 7000 SEK civarı oluyor genellikle. Ona göre kendine bir bütçe planlaması yapabilirsin.

      Bir öğrenci olarak en zorlandığınız şey ne oldu?

      Burada okul çok zor. Türkiye’de sınav öncesi 1-2 günlük çalışmayla ben üniversiteyi bitirdim. Fakat burada dersler çok yoğun geçiyor. Devamlı lab projeleri yapılıyor. Her ödev için deadline sürelerini yetiştirmek için koşturuyorsun. Çok şey katıyorsun kendine belki ama zor olması beni en çok zorlayan şey sanırım.

  2. Hocam merhabalar, Türkiye de sınıf öğretmeniyim ve İsveç’te yüksek lisans düşünüyorum. Öyle bir olanak var mı aceba?

    • Merhaba Azad,

      Su site uzerinden Isvec’te bulunan butun yuksek lisans programlarina bakabilirsin. Sinif ogretmenligi ile ilgili herhangi bir bilgim yok. O nedenle sadece bu yolu gosterebilirim.

      Basarilar